Zekâtı verirken verilen meblağın zekât olduğunu söylemek gerekir mi?

Yazı boyutu
WhatsApp PDF

Soru

Zekâtı eda ederken verilen meblağın zekât olduğunu söylemek gerekir mi?

Fetva

Zekât, “Allah ﷻ ve Rasûlü ﷺ tarafından tayin edilen malların bir kısmını zekât almaya elverişli olanlara temlik etmek” şeklinde tarif edilmektedir.1 Her ibadette olduğu gibi zekâtta da birtakım şartlar vardır. Zekât alacak kişinin verilen meblağın zekât olduğunu bilmesi söz konusu şartlar arasında zikredilmemektedir.2 Aksine Hanefî fıkıh eserlerinde zekâta niyet ederek verilen meblağın “hibe/hediye” veya “karz/borç” olarak isimlendirilmesi halinde dahi, sahih olan görüşe göre,3 zekât yerine geçeceği açıkça ifade edilmektedir.4 Burada önemli olan zekâtı alacak kişinin zekât almaya elverişli olduğunun bilinmesidir.5 Bu bilindiği takdirde verilen malın zekât olduğunu söyleme zorunluluğu olmadığı gibi kişinin, zekâta niyet etmek şartıyla, onu hediye olarak verdiğini ifade etmesinde de bir sakınca yoktur.6 Şafiîlere göre de asıl olan kalple niyet etmek olduğundan verilenin zekât olduğunu telaffuz etmek şart değildir.7 Ancak yine de zekât verirken kalpteki niyeti dille telaffuz etmek en doğru olandır.8

Dipnotlar ve kaynaklar8
  1. Bkz. Molla Hüsrev, Düreru’l-Hukkâm fî Şerhi Ğureri’l-Ahkâm (İstanbul: Merkezu Harf li’l-Bahsi ve’t-Tetvîri’l-İlmî, 2022), 1/375. ↩

  2. Zeynuddîn İbn Nüceym, el-Bahru’r-Râik Şerhu Kenzi’d-Dakâik (Dâru’l-Kitâbi’l-İslâmî, ts.), 2/282. ↩

  3. Bkz. Muhammed Emin İbn Abidin, Raddu’l-Muhtâr ala’d-Durri’l-Muhtâr (Beyrut: Dâru’l-Marife, 2015), 3/222. ↩

  4. Hasan b. Ali eş-Şurunbulâlî, Gunyetu zevi’l-ahkâm fî bugyeti Düreri’l-hükkâm(Dürerü’l-hükkâm ile birlikte) (Dâru ihyâi’l-kütübi’l-arabiyye, ts.), 1/174. ↩

  5. [5] Bilmekten kasıt, kişinin karşı tarafın fakir olduğuna dair kuvvetli bir zannının oluşmasıdır; bunu kesin olarak bilme zorunluluğu yoktur. Bkz. Burhanuddîn el-Merğînânî, el-Hidâye Şerhu Bidâyeti’l-Mübtedî (Karaçî: Mektebtu’l-Büşrâ, 2021), 1/330. ↩

  6. Heyet, el-Fetâvâl-Hindiyye (el-Matbaatu’l-Kübrâ el-Emîriyye, ts.), 1/171. ↩

  7. Ebü’l-Mehâsin Fahrülislâm Abdülvâhid b. İsmâîl b. Ahmed er-Rûyânî, Bahrü’l-mezheb fî fürûʿı mezhebi’l-İmâm eş-Şâfiʿî (Beyrut: Dâru’l-kutubi’l-ilmiyye, ts.), 3/82. ↩

  8. Ebü’l-Hüseyn Yahyâ b. Ebi’l-Hayr b. Sâlim b. Es‘ad el-Yemânî el-İmrânî, el-Beyân fî mezhebi’il-imâm eş-Şafi’î (Cidde: Dâru’l-Minhâc, 2000), 3/400. ↩